DARBOĞAZ YÖRESİNDE YETİŞEN ŞİFALI BİTKİLER

Yöremizde yetişen şifalı bitkiler ve faydaları
 
 
 

Yöreye Has Bitkiler Bölge Torosların kuzey yamacını oluşturduğundan; Akdeniz Bölgesi gibi tür bakımından zengin ve gür şekilde bir orman örtüsü ile kaplı değildir. Orman türü olarak; Köknar, Akdeniz Ardıcı (Kokar Ardıc), Lübnan Sediri ( Katran ), Meşe ve Dikenli Ardıc gibi orman ağaçlarına rastlanmaktadır. Bölge Orman Bakanlığı tarafından Çakıt Projesi kapsamında yeniden ağaçlandırılmış olup; Mera ıslah çalışmaları da yapılmıştır. Ayrıca bir yıllık bitki çeşidi bakımından da zengin bir yapıya sahiptir. Buna dayanılarak Arıcılık sektörü de bölgede günden güne önem kazanmaktadır. Yurdumuzun en kaliteli balları bu bölgeden elde edilmektedir.

Yöreye has bazı bitki türleri şunlardır: Sarı Zambak, Lale(Gelincik) çeşitleri, Kardelen Çiçeği, Yabani Buğday, Yabani Nohut ve mis gibi kokusu ile Yayla Çiçeği.

YÖREMİZDE BULUNAN DİĞER BİTKİLERİN FAYDALARI

Şifalı Bitkiler İnsanlık tarihi ile birlikte önemi haiz olan şifalı bitkiler; bugünde değerini korumaktadır. Günümüzde birçok vatandaşımız derdine deva olarak bu bitkilere başvurmaktadır. Doktorlar bile hastalarına bu şifalı bitkileri önermektedir. Birçok ilacın hammaddesi şifalı bitkilerden elde edilmektedir. Yine Parfüm ve kozmetik sanayisi ile boya (kök boya) sanayisinde bu bitkiler her zaman revaçta olmuştur. Bolkar Dağları’ nın etekleri; şifalı bitkiler bakımından çok zengindir. Maalesef bu bitkilerden gereği gibi yararlanılmaktadır. İlkbaharda yeşeren ve sonbaharda kuruyan şifalı bitkilerin ekonomik değere dönüştürülmesinin zamanı gelmiş ve hatta geçmektedir.

Bir çok yararları bilimsel olarak tespit edilen şifalı bitkilerin; kontrollü toplatışı yapılarak ekonomik değeri kazandırılmalıdır. Dr. Adil ASIMGİL’ in hazırlayıp, Timtaş Yayınları tarafından basılan (Şifalı Bitkiler) konulu kitabı incelediğimde ve buna dayanarak yaptığım bölge araştırmalarında bir çok şifalı bitki türünü keşfettim. Ayrıca belirtilen kitaptaki yer almayan ve yöre halkı tarafından bilinen ve kullanılan şifalı bitkilere de bu bölümde yer vermek istiyorum. Bölgede varlığı tespit edilen şifalı bitkilerin adları şunlardır.

1. Adaçayı :Bu ad altında bir çok çeşit bölgede yetişmektedir. Bunlar; süpürge, başak, verem, Anadolu ve misk adaçayı şeklinde adlandırılmıştır.

 2. Ada Soğanı : Yaptığım doğa gezilerinde bu bitkiye bol miktarda rastladım.

3. Alıç : Bölgede alıcın iki türü mevcut olup (meyvesi küçük ve büyük olan); meyvesi büyük olanların sarı ve kırmızı renkli türü mevcuttur.

4. Anason : Bölgede yabanî türü vardır. Yerli halk, köfte içine ve turşu kurarken bu bitkiyi bolca kullanmaktadır.

 5. Ardıç : Akdeniz (kokulu) ve dikenli türü olmak üzere iki tür bölgede yetişmektedir. Dikenli türün dallarında oluşan (ökse), yöre halkı tarafından toplanıp çay şeklinde içilmektedir.

 6. At Kuyruğu : Sulak alanlarda özellikle kaynak su başlarında bol miktarda yetişmektedir.

7. Ayrık Otu : Yabancı ot mücadelesinde ilk sırayı alan ayrık otu bölgede hemen hemen her türlü toprakta yetişmektedir.

 8. Ayva : Bölgede yerli ve aşı türü olmak üzere bol miktarda yetiştirilmektedir.

 9. Badem : Hem aşısı hem de doğada kendiliğinden yetişen türü mevcuttur.

10. Baldıran : Bahçe içlerinde ve yol boylarında kendiliğinden yetişen bu bitki en sık rastlanan şifalı bitkiler arasındadır.

11. Ballıbaba : Nadasa bırakılan tarlalarda ilkbaharla birlikte yetişmektedir.

12. Ban Otu : Yine ekin tarlalarında, nadasa bırakılan tarlalarda ve kırlarda kendiliğinden yetişen yıllık bir bitkidir.

13. Beş Parmak Otu : Yaptığım araştırmalarda yörede bol miktarda mevcuttur.

14. Beyaz Çöpleme : Ormanlık bölgelerde ve yüksek yaylalarda mevcuttur.

15. Bit Otu : Mavi - Mor çiçekleriyle bahçelerde ve yol kenarlarında yetişmektedir.

16. Böğürtlen : Genellikle sulak toprakları seven bu bitkinin çileğe benzeyen meyveleri, olgunluk döneminde yöre halkı tarafından toplanıp yenilmektedir.

 17. Ceviz : İkinci Dünya Savaşı’ na kadar çapları 2 m’yi geçen bölgedeki ceviz ağaçları; Nazi Almanyası’nın tüfek kundağı ihtiyacını karşılamak amacıyla kesime uğramıştır. Halen büyük ceviz ağaçlarına özellikle yayla köylüklerinde kısmen de olsa rastlanmaktadır. Son zamanlarda bilim adamlarınca (kalbin dostu) açıklanan ceviz, yöre halkı tarafından üretimine hız verilmiştir. Yöre ceviz ağacı bakımından doğal bir zenginlik arz etmektedir. Verimi ve kalitesi düşük olan yerli türlerin aşılama yoluna gidilerek ıslah çalışmalarının yapılması gerekir. En uygun tür ise Kaman Cevizi’dir. Bu tür hem iklim, hem de coğrafi yapı olarak en uygun olanıdır. Üreticilere ilgili uzman kişiler tarafından aşılama teknikleri öğretilerek yerli fidanların aşılanması gerekmektedir. Ayrıca başta TEMA Vakfı ve İlçe Tarım Müdürlüğünce ceviz fidanı dağıtımı yapılmalıdır. Hazır olan bu potansiyel, kiraza alternatif olarak düşünülen değerli bir meyve olabilir.

18. Civan Perçemi : Her türlü toprakta yetişen civan perçeminin bölgede iki türü mevcuttur; çiçeği beyaz ve sarı olan.

19. Çakşır Otu : Son dönemlerde adından sık sık bahsedilen bu bitki; dağlık alanlarda bolca yetişmektedir.Kaynatılıp içildiğinde Grip-nezle ve soğuk algınlığına iyi gelir.

 20. Çam : Ormanlık alanlarda bölge rede görülen tür, genellikle Kara Çam’ dır.

21. Çiğdem : Sarı çiçekleri ile ilkbaharın müjdesi olan bu bitki bölgede bol miktarda yetişmektedir.

22. Çilek : Alihoca Köyü, Çiftehan Kasabası, Emirler Köyü ve Darboğaz Kasabasında bol miktarda yetiştirilen çilek; iç pazarlarda (Çiftehan Çileği) olarak tüketime sunulmaktadır.

23. Çoban Çantası : Ekilebilir arazilerde ve toprak damlarda yetişen bu bitkiye yörede bol miktarda rastlanmaktadır.

24. Dut : Bölgede 4 türü mevcuttur. Bunlar: Kara Dut, Beyaz Dut, Mor Dut ve Ekşi Duttur.

25. Ebe Gümeci : Bahçe aralarında bol miktarda yetişen bu bitkinin bazı bölgelerde yemeğinin yapılarak tüketildiği bilinmektedir. Yörede bol olmasına rağmen halkın böyle bir alışkanlığı yoktur.

26. Eşek Hıyarı : Genellikle ev yıkıntıları ve yol kenarlarında azda olsa rastlanmakta- dır. Yöre halkı tarafından (Cırtatan) olarak bilinmektedir.

 27. Fesleğen : Bahçelerde ve saksılarda süs bitkisi olarak yetiştirilen fesleğeni yöre halkı (Reyhan) olarak ad vermiştir.

 28. Gelincik : Ekin tarlalarında kırmızı ve pembe çiçek açan iki türü bol miktarda yetişmektedir.

 29. Gıvışkan Otu: Bahçe işleri ve tarlalarda fazla miktarda yetişen gıvışkan otunun yöresel adı (Gıvıştak) ‘tır. Yöre halkı tarafından toplanıp böreği yapılarak tüketilmektedir.

30. Gökçe : Yörede (Gevelek) diye adlandırılan bu otun diğer adı Ökse otudur. Kiraz, armut, köknar ve dikenli ardıcın dallarında asalak olarak yetişir. Yöre halkı diken ardıcında yetişen türü toplayıp çay olarak tüketmektedir.

31. Gül : Bu bitkinin bölgede aşı türü hariç, yöreye has altı türü mevcuttur. Bunlar: Çiçeği tek yapraklı ve sarı, çiçeği tek yapraklı ve pembe, çiçeği tek yapraklı ve beyaz, çiçeği tek yapraklı ve çiçek yaprağının içi kırmızı dışı sarı, çiçek yaprakları sarı ve katmerli, çiçek yaprakları pembe ve katmerli olan türlerdir. Bu güllerin çiçekleri toplanarak reçel yapımında, sonbaharda olgunlaşan meyveleri de toplanarak kuşburnu çayı şeklinde bol miktarda tüketilmektedir.

32. Güvey Feneri : Bahçelerde kendiliğinden yetişen bu bitkinin bilya büyüklüğünde ve turuncu renkteki meyveleri yöre halkı tarafından bilinen (Teleme) türü peynir yapımında maya olarak kullanılmaktadır. Bunun sebeple diğer adı da teleme otudur.

33. Hardal : Sarı çiçekleri ile ilkbaharda kendiliğinden yetişen bu bitkiye yöre halkı (Eşek Turpu) demektedir. Yapraklarındaki baharatı ile taze olarak toplanıp salatalarda kullanılmaktadır.

34. Hindiba : Bu bitkinin bölgede iki türü vardır. Sarı renkli çiçek açan (Kara hindiba), mavi çiçek açan hindibadır.

35. Hint Keneviri : Bahçelerde kendiliğinden yetişen bu bitkinin tohumları yöre halkı tarafından hazırlanan (Kavurga)da bol miktarda tüketilmektedir. Beyağıl köyünde eskiden tohumu alınmak amacı ile yetiştirilen bu bitki; esrarın hammaddesi olması sebebi ile ekimi ve üretimi tamamen yasaklanmıştır.

36. Hüsnü Yusuf : Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bu bitkinin yabani türüne de rastlanmaktadır.

37. Ihlamur : Bazı bahçelerde ve ev önlerinde az da olsa rastlanmaktadır.

38. Isırgan Otu : Sulak alanlarda ve bahçe duvarları kenarlarında sıkça rastlanmaktadır.

39. Kadın Tuzluğu : Bahçe duvarlarında, dere kenarlarında ve kırlarda bol miktarda yetişmektedir. Yöresel adı (Karamık)dır. Toroslarda hayvancılık ile uğraşan yörükler, bu bitkinin köklerindeki kabuğundan sarı renkte ip boyası yapımında yaralanmaktadır.

 40. Kantaron : Sarı çiçekleri ile ilkbaharda yetişen bu bitki toprak seçmeksizin her yerde bol miktarda yetişmektedir. Bir ara ihracata yönelik toplama çalışmalarına girişilmişse de sonu gelmemiştir.

 41. Kara Çalı : Bölgede sıkça rastlanmaktadır.

42. Kara Kafes Otu : Su kaynaklarında ve dere boylarında kendiliğinden yetişen bir bitkidir.

43. Kekik : Toprakta yetişen kara kekik ve kayalıklarda yetişen iki türü mevcuttur. Kayada yetişen türüne yörede (Taş Nanesi) denilmektedir.

44. Karanfil : Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Özellikle İmrahor Köyü ve bölgemizde yetişen diğer bir türünün saçak kökleri toplanıp kurutularak çaya tat vermek amacıyla tüketilmektedir.

 45. Karnıyarık Otu: Genellikle sulak alanlarda bol miktarda yetişmektedir.

46. Kayışkıran : Sulak alanları seven, pembemsi çiçek açan dikenli bir bitkidir.

 47. Keklik Gözü : Gelincik görünümünde kızılımsı ve daha küçük çiçekleri olan bir bitkidir.

48. Kenger : Kökü taze iken tüketilen bu bitkinin sütünden (kenger sakızı) yöre halkı tarafından yapılmaktadır.

 49. Keten : Yaptığım araştırmada yabanî türüne fazlaca rastladım. Çiçeklerinin tatlı ve açık bir mavi renkte oluşu kendinde dikkat çekici özelliği de yaratmıştır.

 50. Kısa Mahmut : Her türlü toprakta bol miktarda yetişmektedir.

 51. Koyun Otu : Yaptığım araştırmalarda bölgede bol miktarda yetişmektedir.

 52. Kök Boya : Hemen hemen her yerde mevcuttur. Kökleri kırmızı boya ihtiva ettiğinden bu adı almıştır.

53. Köpek Dili : Yöresel ismi dana dilidir. Taze iken toplanarak böreklerde tüketilir.

 54. Köpek Üzümü : Yabani asma görünümünde olan bu bitki bahçe çitlerinde kendiliğinden yetişmektedir.

55. Kurt Pençesi : Sulak dere ve çayırlarda kendiliğinden yetişen bir bitkidir.

56. Kuşkonmaz :

Bölgede yabanî türü mevcuttur.

57. Kuzu Kulağı : Yaylalık ve yüksek sulak yerlerde yabanî türü yetişmektedir. Hazır satılan tohumların satın alınarak ekimi şeklinde de yetiştirilmektedir.

 58. Madımak : Her türlü toprakta bol miktarda yetişen madımağın yöresel adı (Dayım Kulağı) dır. Sivas bölgesinde yemeği yapılmaktadır.

 59. Menekşe : Mor çiçek açan yabani türü bölgeye has olmak üzere bol miktarda yetişmektedir.

60. Meşe : İki türü vardır; normal ve kara meşe. Kara meşenin yaprakları kaynatılarak içilmektedir. Kadınlarda görülen akıntılara iyi geldiği bilinmekte ve sıkça kullanılmaktadır.

 61. Mürver : Çay kenarlarında, bahçe duvarlarında bol miktarda yetişmektedir.

 62. Nane : Genellikle yöre halkı kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla üretimini yapmakta ve fazlasını da satmaktadır.

 63. Oğul Otu : Bal arısının en çok bal özü topladığı bir bitkidir. Yöre adı (Şalba) dır.

64. Öksürük Otu : Genellikle sulak alanları seçen bu bitkiye sıkça rastlanmaktadır.

 65. Ölmez Çiçek : Genellikle ormanlık alanlarda yetişen sarı çiçekli bu bitki yöre halkı tarafından toplanıp kullanılmaktadır.

66. Papatya : Bölgede üç türüne rastlanmaktadır. Bunlar: çiçeği tamamen sarı olan, çiçeğinin ortası sarı ve taç yaprakları beyaz olan, çiçekleri küçük olandır.

 67. Salep : Ormanlık bölgelerde bol miktarda mevcuttur. Çiçekleri mor ve sarı olan iki türü vardır. Bazen Kahramanmaraş’tan gelip yumrularını toplayanlara rastlanmakta- dır.

 68. Sığır Dili : Yaprakları dikenli bir örtü ile kaplı olan bu ota yörede (Sormuk Çiçeği) denilmektedir. Çiçekleri içinde bulunan bal özünün sorulması ile bu adı almıştır.

69. Sığır Kuyruğu : Bölgede bol miktarda mevcut olup; yöresel adı (Kolan Koltuğu)dur.

70. Sinirli Ot : Genellikle sulanabilir alanlarda daha iyi gelişmiş durumda yetişir. Avrupa’da çalışan işçilerimizin beraberinde getirdikleri poşet çaylar üzerinde resmi dikkatimi çekmiştir.

71. Solucan Otu : Sardunyaya bezeyen bu bitki genellikle kayalık bölgelerde yetişmektedir.

72. Sütleğen : Haddinden fazla yetişen bu bitki, çobanlar tarafından küçük baş hayvanların memelerinde oluşan kurtları öldürmede kullanıldığı bilinmektedir.

 Ayrıca yine çobanların ve avcıların kırlardaki su gözelerini temizlemede, suyun bulanıklığını gidermesi özelliğinden yararlanmak için sık sık kullanılmaktadır.

 73. Şahtere Otu : Özellikle kaya gölgeliklerini seven bu ot bol miktarda yetişmektedir.

74. Yarpuz : Sulak dere kenarlarında kendiliğinden yetişir. Yöre halkı bu bitkinin yapraklarının toplayarak ayranla yapılan çorba içinde tüketmektedir.

 75. Yer Mürveri : Mürverin bir türü olup, yıllık bir bitkidir.

 76. Yer Somunu : Yabani türüne çakıllı arazilerde sıkça rastlanmaktadır. Diğer adı Sıklamen’dir.

77. Yoğurt otu : Yörede bol miktarda mevcuttur.

78.Eşek Kerdemesi:Yöremizde bulunan bu bitki kaynatılıp içilerek alerjik kaşıntılara ve mide yanmalarına iyi geldiği gibi ciltteki kaşıntı bölgelerine de sürülebilmektedir.

Kaynak olarak baş vurulan  Dr. Adil ASIMGİL tarafından hazırlanan "Şifalı Bitkiler" kitabında.

 

 

Alıntı:Tarbaz.com

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !